SON DAKİKA

Haber İlef-Haberi iletişimciden al
Orhan SARIKAYA

Kod adı: “Murat” Adı :”Muhammet USLU”

Kod adı: “Murat” Adı :”Muhammet USLU”
Bu haber 29 Haziran 2017 - 9:41 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kimdir Bu Kod Adı “Murat” olan Muhammet Uslu?  Nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim…

Mevzu aslında Ramazan Bayramının 1. Günü Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti İstanbul Bayramlaşma programında yaptığı konuşmada “Hepinize sesleniyorum; nerede, bildiğiniz, bulduğunuz bir FETÖ terör örgütü mensubu varsa bunu bizlere muhakkak bildireceksiniz. Eğer bildirmiyorsanız sorumlusunuz.Bu ümmeti, bu milleti parçalayanlara bunun hesabını sormaya devam edeceğiz. Bakınız, Amerika’da bey bey Pensilvanya’da çiftlikte yaşıyor değil mi? Herhalde buradan bir şeyler anlamanız lazım. Amerika bunu niye vermiyor, herhalde buradan da bir şeyler anlamanız lazım.Öyleyse burada bu çalışmayı birlikte yürüteceğiz. Siz hangi mahallede kim var, bunları gayet iyi bilirsiniz. Bulacaksınız, biz de araştıracağız, inceleyeceğiz, hukuk içinde gereğini de yapacağız.” demesiyle başladı…

İşte bu noktada Paralel Devlet yapılanmasının iyi anlaşılabilmesi ve yürütülen mücadelenin ne derecede samimi olduğu açısından bilinen onlarca olay arasından seçilen aşağıdaki ibretlik örnek konunun anlaşılması için olayları ve sonrasında sorulması gereken soruları sizlerin dikkatinize sunuyorum.

Adı: Muhammet Uslu

Kod adı: “Murat”

Genelkurmay İmamı Muhammed USLU’nun önlenemeyen yükselişi (Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’nin 02 Ağustos 2016 tarihli “Genelkurmay İmamı Başbakanlık Özel Kalem’den Çıktı” başlıklı köşe yazısı)

1. 7 Temmuz ile 15 Ağustos 2000 tarihleri arasında Çankaya’da özel sektörde temizlikçi olarak çalışıyor

2. Anadolu Üniversitesi İşitme Engelliler Öğretmenliği Bölümü’nü bitiriyor

3. Okulu biter bitmez GATA Sağlık Vakfında “işbaşı yaptırılıyor”

4. Ne tesadüf! Askerliğini de çalıştığı yer olan GATA Destek Komutanlığında yapıyor.

5. Askerlik bitince tayini Kars’a çıkıyor… 2-3 yıl öğretmen olarak çalışıp, kısa sürede müdür vekili olarak Ankara’ya atanıyor.

6. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne geçiyor, burada 1 yıl çalışıyor

7. 2012 yılında şaibeli KPSS’ye giriyor.

8. MEB uzman yardımcılığı sınavına başvuruyor, 11 kişi başvurusunu geri çekiyor, sınavda tek rakibi olan “eşini” eleyip, uzman yardımcısı oluyor.

Burası çok çarpıcı… Selvi’ den aynen aktarıyoruz:

“Aynı bölüme 14 kişi daha başvuruda bulunuyor. Sınav günü gelince ne tesadüf, daha önce evraklarını teslim edip sınava girmeye hak kazanan 11 kişi başvurularını geri çekiyor. Geriye 3 kişi kalıyor. Biri Muhammet Uslu, diğeri eşi Yasemin Uslu üçüncü şahıs ise Hatice Ünal. Mülakat günü gelip çatıyor ama Hatice Ünal isimli öğretmen sınava gelmiyor. Tabii o da sınavda eşini eleyip, uzman yardımcısı oluyor. Rakipleri elenip, her defasında önü açılıyor Muhammet Uslu’nun…”

9. Kod adı, ‘Murat’ olan Muhammet Uslu’nun FETÖ içindeki unvanı da yükseliyor. O artık Genelkurmay imamıdır.

Muhammet USLU15 Temmuz günü gerçekleşen hain darbe girişimi sonrası Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın itirafçı olan emir subayı Yarbay Levent Türkkan’ın “Abi” dediği Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğünde çalışan ‘Murat’ kod adlı Muhammet Uslu, 22 kişiyle irtibatlı olduğunu FETÖ’cülerin kod adlarını bildiğini belirterek bildiği 22 ismi savcılığa vermiş ve Cemaat ‘Abi’ si olduğunu da kabul etmiştir. 

Bu hain verdiği ifade de özetle; “Fetullah Gülen Cemaati mensubuyum. Cemaat içerisinde ‘abi’ tabir edilen konumdayım. Halihazırda Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğündeki büroda memur olarak görevlendirildim. Bana, Başbakan’ a gelen davetiyeleri özel kalem müdürüne sunma görevi verilmişti. 3 haftadır orada çalışıyorum. Asıl kadrom Milli Eğitim Bakanlığındadır. Milli Eğitim Bakanlığında müsteşarlık katında uzman yardımcısı olarak çalışmaktaydım. Esas mesleğim öğretmenliktir. Milli Eğitim Bakanlığındayken Ercan Demirci ve Ahmet Emre Bilgili isimli müsteşar yardımcılarına bağlı olarak çalışıyordum. Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü’ne beni bunlar önerdiler. Bildiğim kadarıyla Başbakanın özel kalem müdürü, daha önce Milli Eğitim Bakanlığında olduğu ve kendisi de yeni atandığı için ismini verdiğim müsteşar yardımcılarını arayıp orada çalışabilecek kişi ismini istemiş. Onlar da benim ve 2 arkadaşımın ismini vermişler.”

Yukarıdaki ibretle okunan olayla ilgili olarak 15 Temmuz gecesi kanlarını döken evlatlar ve aileleri adına şu soruları soralım;

1-Muhammed USLU MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne hangi genel müdür zamanında uzman olarak alındı? Bu genel müdür sorgulandı mı, hesap soruldu mu, hakkında herhangi bir işlem yapıldı mı?

2-Muhammet USLU adlı imam Milli Eğitim Bakanlığında uzman olarak çalışırken sisteme hangi zararları verdi?

3-Muhammet USLU MEB de çalışır iken hangi eğitim uzmanlarıyla ve diğer bürokratlarla işbirliğinde bulundu? Bu eğitim uzmanlarının FETÖ ile bağlantıları araştırıldı mı?

4-Muhammet USLU yalnız mıydı, kader birliği etmiş diğer arkadaşları kimdir, bunlar halen görevde midir?

5-Muhammed USLU Başbakanlıkta eğitim uzmanı olarak görev yaparken MEB`  den gelen kanun tasarıları ile yönetmeliklere ne şekilde müdahalede bulundu? Özellikle Maarif Müfettişleri ile ilgili kanunda FETÖ lehine hangi değişikleri önerdi hatta yaptı? Mülakatla Bakanlık Müfettişi alımında özellikle kanuna sokulan 475 Maarif müfettişi sayısının sırrı nedir?

6-Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan 2300 Maarif Müfettişinin içinde mülakatla seçilen 475 Bakanlık Maarif Müfettişi sayısı belirlenirken FETÖ mensubu müfettiş sayısı önceden biliniyor muydu? Kendisini gizleyen FETÖ mensubu maarif müfettişlerinin tamamı Bakanlık Maarif Müfettişi mülakatında ilk 400 içine alınarak başarılı kılındı mı?  

Şubat 2016 Şubat ayı içinde ülkemizin farklı illerinde çalışan yaklaşık 2300 Maarif Müfettişinin 1960’ ı Bakanlık Maarif Müfettişliğine seçilmek üzere Bakanlığını açtığı mülakata katıldı. 24 Şubat 2017 tarihinde açıklanan mülakat sonuçlarına bakıldığında mülakatta başarılı olarak değerlendirilen 448 müfettişin yaklaşık 400 ünün 2005, 2007 ve 2009 yıllarında sisteme girmiş müfettiş olması paralel yapının, Milli Eğitim Bakanlığında hala etkinliğini koruyup korumadığı sorusunu akla getirmektedir.  

Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra ByLock vs. gerekçelerle kamu görevinden ihraç edilen 100 e yakın maarif müfettişinin tamamına yakın kısmının özellikle 2005, 2006, 2007, 2009 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığına yerleştirilenler arasında çıkmıştır. Yine 15 Temmuz 2016 tarihinde sonra FETÖ / PDY ile mücadele kapsamında görevden uzaklaştırılan müfettişlerin da büyük çoğunluğunun 2005, 2007 ve 2009 yıllarında sisteme girmiş olması da FETÖ / PDY yapılanmasının Milli Eğitim Bakanlığının Müfettiş alım mekanizmalarına da sızdığını göstermesi açısından önemlidir.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ / PDY kapsamında yürütülen sınav yolsuzluklarıyla ilgili soruşturma kapsamında Bakanlar Kurulu Kararı ile ÖSYM’nin son 15 yıl yaptığı sınavlara yönelik bilgisayar kayıtlarını incelemeye aldığı bilinmektedir. Bu sınavlar KPSS, YGS, LYS vb. sınavlardır. ÖSYM’nin dışında sınav yapan diğer bir kurumda MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. MEB de kendi kurum içindeki (okul müdürlüğü, şube müdürlüğü, müfettişlik vb.) sınavlarını yapmaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bu inceleme kapsamına FETÖ / PDY yapılanmasının 15 Temmuz 2016 öncesi devlette en etkin olduğu kurumlardan biri olan Milli Eğitim Bakanlığında müfettiş alımı yazılı ve mülakat sınavlarının da girmesi gerekmektedir. Bu sınavlarda yazılıda yüksek puan aldığı halde mülakatta elenen öğretmenlerin dinlenmesi veya KHK’lar ile meslekten çıkarılan müfettişlerin bu sınavlarda aldığı puanların incelenmesi konuyu aydınlatacaktır.

Eğitim kurumlarını ele geçirerek devletin en hassas kurumlarına imam (öğretmen) tayin eden bir eğitim sisteminde MEB üst bürokrasisinin ihmalini, tedbirsizliğini görmemek ve göz ardı etmek büyük resmi görmeye engeldir.  

Her gün 15 Temmuz demekle 15 Temmuz’lar önlenemeyecektir. 15 Temmuz dersleri ışığında MEB bürokrasisinin sorgulanması ve yeniden dizaynı şarttır.

Binlerce üniversite mezunu vatan evladının issiz güçsüz gezdiği, inşaatlarda karın tokluğuna çalıştığı bu güzel ülkede birileri vazgeçilmez ise, işini yapmamış ise tehlikeyi zamanında görmemiş/görememiş ise bu neden sorgulanmaz? 17/25 den sonra bile kapatılmamış/kapatılmayan haşhaşi okullarına ülkenin hazinesinden milyarlarca lira teşvik ödeyen bir bürokrasiden bahsediyoruz.

-Madem milat 17/25 idi, bu paraları kim neden hangi cür’etle ödedi?  İlla Cumhurbaşkanı mı her şeyi takip edip engel olacaktı? Yoksa Reis’ in bu mücadelede yalnız bırakıldım demesi bu durumlara mı işaret ediyordu? Bürokratlar ne iş yapar sorgulanmaz mı?

İletişimin çok güçlü olduğu ve herkesin her şeyi anında gördüğü ve sezdiği bu çağda devlet bürokrasisinde yapılan temizlik hareketi milleti tatmin etmemektedir.

Aksi takdirde Allah korusun olası bir darbe durumunda artık tankların önüne çıkacak kimseyi bulamayacağız. MEB bürokrasisi başta olmak üzere devlette tüm birimler acilen gözden geçirilmeli ve temizlenmelidir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA